Ne nedir ? :

bilimist

bilimist Yazdı...



Grafoloji nedir, grafoloji kullanım alanları nedir ? grafoloji testi

24 Nisan 2015 Bu içerik 16.740 kez okundu.



Grafoloji dilimize İngilizce'den geçmiş bir terimdir. İngilizce'de "graphology; hand-writing analysis" olarak tanımlanmaktadır, yani kısaca grafoloji el yazısı analizidir. Kişilerin el yazıları karakteristik birtakım özellikler taşır. El yazılarının bazı ortak özellikleri, aslında o yazıları yazanların karakterlerinde de bazı ortak noktalara işaret etmektedir. Bu mantıkla, el yazılarından kişilerin karakterleri, kişilikleri hakkında yorum yapabilme işine grafoloji denir.
Bazı insanlar yazılarını çok büyük şekilde yazarlar, bazıları da karınca duası gibi minicik yazmayı tercih ederler. Kimileri çok özenli yazarken, kimileri ise kargacık burgacık şekilde karalar. Bunlar ilk bakışta göze çarpabilecek özelliklerden bazılarıdır. Bunların dışında çok fazla detay nokta vardır; yazılar sağa mı eğik, sola mı eğik yoksa düz mü, kelimeler arasında ne kadar boşluk bırakılmış, "g" "y" gibi harflerin kuyrukları ne şekilde uzatılmış, imla ve noktalamaya ne derece önem verilmiş, ve saire... İşte bunların hepsinin grafolojide bir karşılığı vardır, el yazısının her bir özelliği kişinin karakterine dair bir ipucu verir.
Peki, Grafoloji Nerelerde Kullanılır?


Çocukluk çağlarında grafoloji, gelişimi takip etmek için kullanılabilir. Mesela bir çocuğun mutsuz mu, güvensiz mi, korkmuş mu ya da kızgın mı olduğunu el yazısına bakarak anlayabilirsiniz. Duygularını ve hislerini istemeden de olsa el yazısına yansıtırlar. Eğer bir çocuğu bu şekilde erken yaşta analiz etme fırsatınız olursa, o zaman korkularını tanımlamada daha başarılı olursunuz ve doğru yönlendirmelerle bu korkularını erken yaşta aşmasını sağlayabilirsiniz.

Yetişkinlik döneminde karakter daha çok oturmuştur ve böylece daha sağlıklı bir analiz yapılabilir. Bir grafolojist (grafoloji uzmanı), gençlerin el yazılarına bakarak onlara kariyer tavsiyesinde de bulunabilir.

İş dünyasında işe alma süreci, grafolojinin ilk akla gelen kullanımıdır aslında. Mesela özel şirketler el yazısı analizini, iş başvurusu yapan adayların karakterini analiz etmek için kullanabilir. Bir grafolojist birkaç saat içinde karşısındakinin bir lider mi, bir görev adamı mı yoksa bir zaman müsrifi mi olduğunu söyleyebilir.
Kriminoloji, grafolojinin temel kullanım alanlarından biridir. Günümüzde adli tıp uzmanları grafolojiyi çok yoğun olarak kullanmaktadır. Örneğin, bir yazının iddia edilen kişiye ait olup olmadığı kriminolojik incelemeyle kesin olarak belirlenebilir. Özellikle sahte imzayı tespit etmede de grafolojiden yararlanılmaktadır.
Grafoterapi, grafolojinin insanlara el yazısı aracılığıyla iyileşmelerinde yardımcı olmakla ilgilenen alanıdır. Bu henüz yeni bir tedavi yoludur, ilerleyen zamanlarda daha da yaygınlaşacağı öngörülebilir.

K: TOPLUMSAL ANALİZ

* * * * * *



Grafoloji
, el yazısından karakter tahlili yapmaya çalışan bir çalışma sahası. Grafolojistlere göre, diğer davranış şekilleri gibi, el yazısı da insanın şahsiyeti hakkında bilgi vermektedir. Bu teori her şahsın belirli bir şahsiyet ve davranışlarında devamlılık göstereceğini kabul etmektedir.

El yazısının zaman ile değiştiği doğrudur. Hastalık, ruhî gerginlik gibi hallerde de elyazısı değişmektedir. Fakat şahsiyet üzerine ilmî bir çalışmanın yalnız bu teori üzerine kurulması mümkün değildir. Ama örneğin yıllar içinde saklanan defterler sayesinde el yazınızdaki ciddi değişikliklerin bir arada incelenebilmesi olanağı sayesinde neredeyse karakterden sağlık durumunuza kadar her şeyi öğrenebilirsiniz. En az bir yıllık yazılarınızın birlikte incelenmesi ile birlikte el yazınıza bakılarak check-up yapılması da mümkün olan incelemeler arasında yer alır. Bunların dışında henüz yazı yazmayı bilmeyecek kadar küçük yaşta olan çocukların yaptığı resimler ya da sadece çizgiler onun gelecekte nasıl yetenekleri olacağına dair de bilgiler vererek onların hayat içinde daha iyi yönlendirilmesine yardımcı olur.

Psikoloji ilmi içinde elyazısı ile karakterleri belirleme ve ölçme metotları henüz geliştirilmemiştir. Yine de elyazısı stiliyle şahsiyet arasındaki alakayı gösteren tecrübi sonuçlar mevcuttur. Bu bakımdan grafoloji, davranış ilminde son zamanlarda önemli bir yer tutmaya başlamıştır. Yalnız yukarıda anlatılanlar adli (in. en:forensic) grafoloji için geçerli değildir. Adli grafoloji, bir imzanın asıl mı, kopya mı olduğunu veya iki ayrı belgenin aynı şahıs tarafından yazılıp yazılmadığı gibi konuları inceler. Bulduğu neticeler adli delil kabul edilir.

Gelişen 2. tür; dijital yazı karakteri bilimi

Dahası artık elektronik ortamda, klavye veya başkasına ait bir daktilo ile yazılan yazılarda maalesef el yazısı yer almamakta olup, akla ilk gelen eğer aynı kişiyse yazım üslübü veya devamlı yapılan yazım hatalarına bakılmaya çalışılsa da, yeni geliştirilen kelime işlemci programları sayesinden yazılan hatalı kelimeler için daha doğru kelimeler kelime işlemci yazılımlar tarafından düzeltmeyi kolaylaştırdığı için, yazıyı yazan kişiyi analiz etmek için cümleleri nasıl kurduğuna bakılmalıdır.

Buna en basit örnek olayların anlatılış sırasına göre sıralı bir şekilde olayları anlatıyorsa tarafsızlık veya önceden planlamışlık yer alır ama olayın başından direkt olarak sonuç çıkarma çalışmaları varsa doğrudan kendini savunmaya geçtiği görülmektedir.

Grafoloji, 20. yüzyıl başlarından itibaren üniversitelerde bile öğretildi[kaynak belirtilmeli] ve 70’li yılların ortalarına kadar psikolojinin teşhis enstrümanlarından sayılıyordu. Yazının satır biçimi ve yazarken kalemi bastırma kuvveti, bitişik yazı stili, yazı büyüklüğü ve başka özellikler analiz edilerek yorumlanır. Grafolojik kişilik analizlerinin sadece tesadüfî başarılar elde ettiği kesinleştiğinden bu yana, yazı analizi etkisini büyük ölçüde kaybetti. Artık uzun süredir üniversitelerde öğretilmiyor. Buna rağmen, iş başvurularını -sıklıkla başvuranın bilgisi olmadan- grafolojik analize gönderen işverenler hâlâ mevcuttur.

K: WİKİ

* * * * * *


el yazısı ve imza yoluyla ruhi teshis. aristodan goetheye kadar bircok filozof ve bilim adamı tarafından merakla incelenmis bir konudur. grafoloji, doğruluğu hakkında pek cok itiraza zemin olmasına rağmen bu konu hakkında tarihteki ilk eser 1622'lere dayanır. italyan camillo baldio tarafından latince yazılan bu kitaptan sonra bilinen diğer bir kayıt, 1881'de michon ve desbarolles tarafından yazılan "les mysteres de i'ecriture- yazının esrarı" dır.
benim elime 1932 basımı "gizli ilimler ansiklopedisi" adlı, icinde grafoloji hakkında oldukca detaylı bilgiler bulunan bir kitap gecti. bulabilirseniz ve bir de dilini çözebilirseniz oldukça faydalı bilgiler edinebileceğiniz bir kaynak. bunun yanısıra kitapta frenoloji ve siroloji hakkındada detaylı bilgi bulunmakta...
-
fikir sahibi olmak açısından grafoloji analizindeki metoda göre :
-özenilmiş aynı boyda estetik görünüşlü yazı: içgüdüsel davranışları baskı altına alan kontrollü ve kuşkucu kişilik
-yuvarlak yazılı şekilli yazı:alttan alan ,teslimiyetçi ,evet efendimci kişilik
-ipliksi biçimde akan yazı: esrarengiz kendini ele vermeyen kapalı ve içe dönük bir kişilik
-yapmacık abartılı gösterişli yazı: sorunları olan isyankar ve sahtekarlığa eğilim
-köşeli yazı: inatçı ve iddiacı bir kisilik
-küçük yazı: konsantrasyon yeteneği
-geniş ve büyük yazı: özgürlüğüne düşkünlük kararsız fakat güvenilir kişilik
-sıkışık yazı: cimriliğe varacak kadar tutumlu paraya çok değer veren bir kişilik
-aşağı yönelen yazı: depresif ve melankolik mizac
-sola yatmış yazı: ölçülü kontrollü ve kuşkucu bir kişilik
-sağa yatmış yazı: atılganlık ve ihtiras
-hem sağa hem sola devrilen yazı: hilekarlik ve düzenbaz kişilik

-

özellikle bazı kilit sayılan harflerin yazılımına dikkat edilir.
bunlardan bir tanesi i harfidir

i harfinin noktası;

*gövdeden (ı'dan) uzak ise yazı sahibinin genelde olayların tümü yerine küçük detaylarına takılıp kaldığı
*gövdeye fazla yakın ise paylaşmayı çok sevmeyen biri olduğu
*ortalı ise titiz biri olduğu
*eger harfin gövdesinin tam üzerinde değil de biraz sağa doğru ise aceleci olduğu
*nokta değil de çizgi şeklinde ise endişeli, genellikle gergin olduğu
*daire şeklinde ise azimli ve inatçı biri olduğu

anlamı çıkarılır.

k: ekşi

* * * * * *


Grafoloji
, yazı ve işaret anlamına gelen "grafo" ve bilim anlamına gelen "loji" kelimelerinden oluşuyor. Kişinin yazısına bakarak yazan kişinin karakterini çözümlemeyi amaçlayan; Avrupa’da ve Amerika’da üniversitelerde dersleri ve bölümü olan bir disiplin. Grafoloji el yazısını bilimsel olarak inceleyen, psikoloji ve sosyoloji gibi bilim dallarıyla etkileşimli bir bilim dalı. Modern el yazısı incelemelerinin temelleri antik çağlara dayanıyor.

Çinliler, Romalılar el yazısının kişiliğin ölçümünde kullanılan bir yöntem olduğunu biliyorlardı. 20. yüzyıla girerken Creppieux- Jamin, psikolog Alfred Binet’in grafolojinin bir kişilik testi olarak ilgilenmesine yol açmış. Berlin Üniversitesi’nden William Preyer el yazısı, ağız yazısı, ters el yazısı, ayak yazısı, dirsek yazısı arasındaki benzerlikleri incelemiş ve hangi uzuv kullanılırsa kullanılsın, kişinin el yazısının temel özelliklerinin değişmediğini tespit etmiş. Çok uluslu firmalar kullanıyor Grafoloji 1970’lerin başlarından itibaren personel seçme alanında kullanılıyor.

Yönetim Danışmanı Melih Arat 1980’lerden sonra insan kaynaklarının gösterdiği gelişme ile personel seçim alanında daha yaygın kullanıma ulaştığını söylüyor: "Avrupa’da pek çok büyük şirket, özellikle orta ve üst kademe yönetici seçimlerinde kullanıyor. Fransa personel seçiminde bu yöntemi kullanan ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyor." Grafoloji Türkiye’de ağırlıklı olarak adli tıp alanında kullanılıyor. Grafolojiden personel seçimi ile endüstride, hastalıkların bazılarının teşhisinde tıpta, suçluların belirlenmesi ile adli alanda, mesleğe yönlendirme ile eğitimde, rehberlik ve diğer benzeri uygulama alanlarında yararlanılıyor. Çok uluslu firmalar bu yöntemi oldukça kullanıyor.

Grafoloji ile kişinin planlama ve organizasyon becerileri, takım çalışmasına yatkınlığı, esnekliği, idealleri, hedefleri, zaman kullanımı, motivasyon düzeyi, hedefleri, ayrıntılara verdiği önem, özgüven düzeyi, içe dönük ya da dışa dönüklüğü, sosyalleşme ihtiyacı gibi özellikleri analiz edilebiliyor. Bunun yanı sıra kişinin dikkat düzeyi, gelecekle ilgili hedeflerinin büyüklüğü, yaratıcılığı, ego merkezlilik düzeyi, kararlılığı gibi konularda çok net bilgiler sağlıyor. Kişiliği yüzde 90 yansıtıyor Yazıbilim analisti Ayşegül Gökmener: "Kişi, el yazısını yazarken deyim yerindeyse çıplaktır, el yazımızı kumanda edemiyoruz. Etmeye kalktığımızda bu dahi anlaşılır. Örneğin kişinin özgüven düzeyi ile ilgili parametreyi değiştirebilmesi neredeyse imkansızdır. Özgüveni düşük biri, özgüveni yüksek biri gibi yazamaz. El yazısını kontrol edemez. El yazısından karakter analizi ile insan kaynakları bölümlerinin personelde aradıkları yetkinliklerin olup olmadığını görebiliyoruz. Adayın o pozisyon için uygun olup olmadığını rahatça değerlendirebiliyoruz. Örneğin, işsiz kaldığı için muhasebeci olmaya razı birini görebiliriz. Sahip olduğu sertifikalar da bu iş için uygun olabilir. Ancak el yazısı bu kişinin sürekli projelerle uğraşacak, yenilikler mutlu olacak biri olduğu sonucunu verirse kişiyi başka bir pozisyon da değerlendirebileceğimizi keşfedebiliriz" diyor.

Personel seçimindeki mülakatların ve yapılan testlerin, adayı tanımaya dönük olduğunu söyleyen Arat, kullanılan tüm testlerin ve yapılan tüm mülakatların yine de adayla ilgili tam bir sonuç vermediğini belirtiyor. Birçok şirket eleman aldıktan sonra deneme süresinin sonunda elemanı işten çıkarıyor ya da personel devam etse de aslında o pozisyon için uygun olmadığı anlaşılsa da devam ediyor. El yazısından karakter analizi şirketlere elemanı bir başka pencereden de tanıma imkanı getiriyor. Bütün mülakatlar ve testlerle, el yazısından karakter analiziyle elde edilen sonuç aynıysa adayın doğru kişi ya da uygun olmayan kişi olduğu daha garantili bir şekilde belirleniyor. Arat, el yazısından karakter analizinin, bir insanın kişiliğini yüzde 90’a varan oranda yansıttığını söylüyor. İş görüşmelerinde mülakatlardan sonra el yazısından karakter tahlilleri de kullanılmaya başlandı.

Çizgisiz bir A4 kağıdına tükenmez kalemle yazılan yazı, kişi hakkında birçok bilgi edinilmesini sağlıyor. Kişinin planlama ve organizasyon becerileri, takım çalışmasına yatkınlığı, zaman kullanımı, motivasyon düzeyi, hedefleri bunlardan birkaçı. Testler nasıl yapılıyor? Grafoanaliz yapılacak kişiden, A4 boyutunda çizgisiz bir kağıda tükenmez kalemle içeriği önemli olmaksızın yazı yazması isteniyor.

Başvurular sırasında genellikle özgeçmiş ya da başvurduğu işi neden istediği hakkındaki görüşlerini yazması talep ediliyor. Böylece analiz için değerlendirilecek yazı örneği oluşmuş oluyor. Yazı örneği alındıktan sonra başvuranlardan bu konuda izin isteniyor. Sizin el yazınızı da analiz için kullanabilir miyiz deniyor.

Ancak el yazısı örneği almadan bunu belirtecek olursa, kişi gerilim altında kendi el yazısına benzemeyen bir yazı üretmeye çalışabilir. Personel seçiminde kullanılacak bir analiz 30 dakikada yapılabilir. Ancak raporun yazılması 90 dakikayı bulabilir. Çok ayrıntılı bir analiz isteniyorsa bu analiz daha uzun sürüyor.

k: on5yirmi5

* * * * *
Grafoloji Nedir ? Batıda Grafoloji (Graphology) denince El Yazısından Karakter Analizi anlaşılır . Handwriting Analysis ile eşanlamlı olarak kullanılır . Bizde ise uzun yıllar boyunca (ve halen de) hem o anlamda ve hem de el yazısını (ve imzayı) kimin yazdığını araştıran Metot ve bu işle uğraşan saha anlamında kullanılagelmektedir .

Adli Grafoloji Nedir ? İngilizcedeki Forensic Graphology ‘ nin karşılığı olup el yazıları veya imzaların kimin tarafından yazıldığının tespiti (identification) ile uğraşmak anlamında kullanılmaktadır . Bu konu ile ilgili diğer İngilizce Terimler Şunlardır ; Questioned Document Examination : Şüpheli Belge İncelemesi Document Examiner : Belge İnceleyicisi Forgery : Sahtecilik

Herkesin yazısı veya imzası farklı mıdır ? Bireyler okullarda kendilerine öğretilen yazı modellerini öğretmenlerinin tüm çabalarına rağmen aynen tekrarlayamazlar . Kişilik , eğitim ve el becerisindeki farklılıklardan dolayı hemen her bireyin yazısı ve imzası kendine has bir ‘Grafolojik Profil’ arz eder. Yazı veya imzalar bu profil sayesinde birbirinden ayırt edilebilir . Yeterli sayıda örnekle karşılaştırılabilirse kime ait oldukları tespit edilebilir . Şüphesiz yazı ve imzası birbirine benzeyen bireyler de vardır ayrıca her bireyin yazısı ve imzasında da zaman zaman Doğal Değişiklikler (Natural Variations) olabilmektedir . Ancak inceleme kriterlerinin çokluğu ve kişilerin özel yazım alışkanlıklarının mevcudiyeti sayesinde çoğu zaman ayrım yapılabilmektedir . Bununla beraber sonuç alınamayan vakalar da vardır .

Yazı veya imzanın kime ait olduğu nasıl anlaşılır ? Bir yazı veya imzanın bir şahsa ait olup olmadığının belirlenebilmesi amacıyla İncelenecek (Tetkik Konusu) Belgedeki el yazıları veya imzalarla , ilgili şahıs veya şahısların çok sayıdaki ve değişik tarihlerde değişik amaçlarla resmettiği yazı veya imza örnekleri (Mukayese) , birtakım kriterler esas alınarak karşılaştırılır . Bu Kriterler ; Tersim (Resmetme) Tarzı , Seyir , Sürat , Meyil , İstikamet , İstif (yerleştirme) , Baskı (fulaj) , Cesamet (irilik – ebat) , Başlangıç – Bitiriliş , Noktalama Özellikleri , Şahsi İtiyatlar ... vs . gibi kriterlerdir . Bu kriterler bakımından çok ve anlamlı benzerlikler tespit edildiğinde tetkik konusu ve mukayese (örnek) materyalin aynı el mahsulü olduğuna , anlamlı farklılıklar tespit edildiğinde ise farklı el mahsulü olduğuna kanaat getirilir . Bu konuda mukayese (örnek) olabilecek belgeler ; imza beyannameleri ve sirkülerleri , noterlerde yapılmış işlemlere ait belgeler , resmi kurumlara verilmiş ve işlem görmüş dilekçeler , elektik , gaz su ve telefon sözleşmeleri , banka işlemlerine ait belgeler , askerlik ve okul kayıtları ile ilgili belgeler , işyerlerine verilmiş ve el yazısı ile yazılmış dilekçeler , ders notları , mektuplar , huzurda yazılmış yazılar ve atılmış imzalar .. vb . dir . Genellikle yazılar yazı örnekleri ile ve imzalar da imza örnekleri ile karşılaştırılır .

İnceleme sonuçları kesin midir ? Her ne kadar inceleme kriterleri objektif ise de inceleme sonucunda edinilen kanaat eksperin yorumuna ve pratik nedenlere çok bağlıdır . Sık olmamakla birlikte aynı konuda farklı eksperlerin farklı kanaatler belirtmesi yada aynı eksperin aynı konuda farklı örnekler karşısında farklı kanaatler belirtmesi mümkündür ve işin tabiatıyla alakalıdır . Tespitte isabet oranını düşürebilecek nedenler şunlardır ; - Tetkik Konusu (aidiyeti şüpheli) materyalin çok az miktarda olması , - Tetkik konusu materyalin incelemeye elverişsiz örn : yırtık , karalanmış vs . olması - Tetkik konusu yazı veya imzanın , şahsın Grafolojik Özelliklerini yansıtamıyor olması - Örnekleri incelenen şahsın yerleşmiş Yazım Alışkanlıklarına sahip olmayışı , - Yeteri kadar mukayese materyalinin toplanamamış olması , - İncelemenin yeterli titizlikte yapılmamış olması , - Olaya önyargılı yaklaşılmış olması , - Eksperin bilgisiz ve tecrübesiz olması .. gibi nedenler tespitte isabet oranını düşürür . İnceleme sonucunda bir kanaat oluşmamışsa Eksper bunu da gerekçesi ile birlikte belirtmelidir . Grafolojik İnceleme Metoduyla her seferinde sonuç alınamayacağının tekrarında fayda vardır . Grafolojik incelemelerde teknolojinin yeri nedir ? Adli Grafolojide yapılan iş esas itibarı ile İnspeksiyondur (bakarak inceleme) . Aidiyet (identification) tespitinde ayrıntıları daha iyi görebilmek için kuvvetli bir ışık kaynağına ve bir büyütece ihtiyaç duyulabilir. Aidiyet tespiti için bunun dışında bir teknolojiye hiçbir zaman gerek yoktur. Hatta bazen çıplak gözle incelemek daha faydalı bile olabilir . Ayrıca pratikte bize sıkça sorulan ‘Kendiliğinden İnceleme Yapan Bilgisayarlar’ henüz icat edilmemiştir . Sahte belge basma , yazı üzerinden geçerek değiştirme , silme , kazıma , ilave , pul yada imza nakli .. ve benzeri sahtekarlıkları incelemek söz konusu olduğunda bazen daha çok büyütmeli büyüteçlere , bazen değişik ışık kaynaklarına (morötesi , kızılötesi , lazer ..) , bazen de fiziksel ve kimyasal analizlere ve özel düzeneklere ihtiyaç duyulabilir.

Yazanın hangi elini kullandığı , cinsiyeti , yaşı veya sağlığı tespit edilebilir mi ? Sol el yazılarının bazılarında birtakım Grafolojik özellikler müşahede edilmekle beraber genellikle sadece tetkik konusu yazıya bakılarak yazının sağ veya sol ellerden hangisi ile yazıldığı tespit edilemez . Ancak her iki elden de örnekler alınmış ise ve ellerden biri ile uygunluk tespit edilirse yazanın o yazıyı yazarken hangi elini kullandığı anlaşılabilir . Aynı şekilde Grafolojik özelliklere bakılarak yazanın cinsiyeti ve yaşı da tespit edilemez . Ancak el koordinasyonunu bozacak derece ve nitelikteki yaşlılık ve hastalık halinin belirtileri – gençliğindeki veya sağlığındaki örneklerle karşılaştırılarak - tespit edilebilir .

Yazının veya Belgenin Yaşı tespit edilebilir mi ? Günümüzde halen yazının veya belgenin yaşını kesin , sağlıklı ve pratik bir şekilde belirleyebilecek bir yöntem ne yazık ki geliştirilememiştir . Eldeki yazının mürekkebinin ya da kağıdının cinsinin veya üretim tarihlerinin fiziksel yada kimyasal yollarla tayin edilmesi mümkündür . Ancak bu bilgi her zaman yeterli olmayabilir . Zira önceden üretilmiş bir kağıt yada mürekkebin yıllar sonra da kullanılması mümkündür . Bununla beraber bazı belgelerde rastlanan birtakım Grafolojik bulgular belgedeki yazılardan bazılarının , diğer yazılardan önce ya da sonra yazıldığına dair fikir verebilmektedir . Bireylerin zaman içersinde geçirdikleri hastalıklar , sakatlıklar veya yaşlılıklarından dolayı veya yazım alışkanlıklarındaki değişikliklerden dolayı yazılarında bir yöne doğru değişiklik oluşmuşsa bu değişikliklerin tespiti sayesinde şahsın o yazıyı veya imzayı hayatının hangi döneminde yazmış olabileceği hususunda fikir edinilebilir .

Fotokopiden inceleme yapılabilir mi ? Yeterli netliğe sahipse yani imzanın veya yazının Grafolojik Özelliklerini yeteri kadar yansıtabiliyorsa fotokopiden Aidiyet Tespiti yapılabilir . Fotokopinin sıhhatinin sorumluluğu belgeyi sunana aittir . Eksper , hakkında rapor verdiği fotokopi belgeye kaşesini basar , imzasını atar ve belgenin bir fotokopisini arşivinde saklar , tetkikin fotokopiden yapıldığını raporuna kaydeder . Bazı ilave veya sıkıştırma , sürşarj vb .. sahtekarlık vakalarında da fotokopiden de tespit yapılabilmektedir . Ancak silme – kazıma , pul ya da imza nakli vb .. sahteciliklerin kesin tespiti için belgenin aslının muhakkak görülmesi gerekir .

Yazının Bilimsel Değeri; GRAFOLOJİ Yazı insanlık tarihinde göreli olarak "yeni" bir buluştur. Yazı için "uygarlığın belleği" denir. Yazının İsa'dan evvel ikiyüz bin yıllarında bulunduğu söylenir, daha evvelinde yazılı metine raslanmaz. Yazıda görülen "jest"lerin kişinin hareketlerine eşit bir yanı vardır, yazanın psikolojisini yansıtır. Stil "insanın kendisidir" der- ler. "Grafoloji" halen hakikatin tecellisi için kullanılabilecek bir usul haline gelmiştir. Bu usul "karakter" ile" yazı" arasında mevcut münasebete dayanır. Nasıl karakter ile jest ler arasında muhasebet mevcut ise, bir çok küçük jestlerden teşekkül etmiş sayılabilecek olan yazı ile karakter arasında da münasebet vardır. Bu sebeple yazısına bakarak bir kimsenin karakteri hakkında netice çıkarmak imkanı mevcuttur. Yazı yazılırken içinde bulunulan ruhi durumun yazı üzerinde az veya çok bir tesir icra ettiği sabit ol- muştur. Yazı, kesin surette kişiseldir. Harflerin yazılması, birbirlerine yakınlıkları, bazılarına önem verilmesi, gibi özellikler yer alır. Ruhsal durumun değişikliği yazıda görülür. Bazı esaslara dayanarak yazıdan, onu yazanın çocuk veya büyük olduğu hissi veya fikri mizaçlı olup olmadığı, normal veya şahsiyetin patolojik bir değişmeye maruz kaldığı bir zamanda yazının yazılmış olduğu neticesini çıkarmak mümkündür. İki kolu kesilmiş kimselerin ayak parmaklan ile yazmağı öğrendikleri zaman öğrenme devresinin sonunda yazıların grafoloji bakımından kolları kesilmeden evvelki yazılarının aynı olduğu görülmüştür. O halde şahsın genel karakteri muayyen jestlerle haricileştiğine ve daima tekrar edilen bu hareketlerin yazıya da intikal edeceğine göre yazının karakter teşhisinde kullanılabileceği şüphenin dışındadır.
Bundan başka yazı yazılırken şahsın psikolojik durumunun tesiri yine yazıdan istihraç edilebilecektir. Grafoloji öğrenilebilir, fakat bu öğrenim yıllar alır. Grafoloji'nin de sınırları vardır. Deneyim arttıkça uzman daha temkinli olur. Grafoloji yazı sahibinin "geleceğinin teşhisi"ni göstermez. Bu grafoloji'nin sınırlarından biridir. "Grafoloji modem dünyada yerini almıştır. En ciddi, sorumluluk ve bilimselliği gerektiren alanlara girmiştir, işçi seçimi ile endüstride, hastalıklann teşhisiyle tıpda, suçluların belirlenmesi ile adli alanda, mesleğe yönlendirme ile eğitimde, rehberlik ve diğer benzeri uygulamalarla sosyal yapının her düzeyinde yararlanılmaktadır grafolojiden.".
a) Yazı ve ruh halleri: "Heyecan" ile harflerin, kelimelerin yazılışında eşitsizlik, sükunet ile eşitlik, keder ile yazıda aşağıya doğtu kayma, neşede yukarıya doğru yükselme, zevk anında yuvarlak şekil alma, hasislikte harflerin, kelimelerin yazılışında sıkışıklık, cömertlikte bilakis aralıklı ve geniş yazı, gurur ile yüksek ve basit, keskin şekiller gösteren yazı arasında münasebet gözükmektedir. Bundan başka grafoloji zeka ve irade ile ilgili hususları da tesbit etmiş bulunmaktadır. Küçüklerin yazısında yazının henüz teşekkül etmemiş olmasından ileri gelen tereddüt, olgunluk çağında yazıda katiyet ve nisbi bir intizam, çok ileri yaşlarda yorgunluk, az veya çok titremeden gelen intizamsızlık müşahede edilir. "Yazıda görülen "yukarı çıkan", yatay olan, yükselen aşağı doğru giden yada dalgalı (ondüle) olan çizgiler, kişinin davranışı hakkında mükemmelen bilgi sağlar. Mesela cesareti kırılmış, karamsar olan kişi rahatlıkla hareket ettirebilecek olan şevkten mahrumdur; bu itibarla jesti de cesaretsiz, neşesizdir, el, kendiliğinden, sanki düşer, çizilen çizgilerde, el hareketine uyar. Bununla beraber bu kişide, tepkide bulunmak üzüntüsüne karşı koymak isteği yer alabilir ki buna göre bu ruh hali yazıdaki ya bir kaç kelimeyi, ya bir kaç satırı yada satır sonlarını etkiler, bu kişinin zıddı olarak iyimser ihtiraslı şevkli olan kimsenin durumu vardır ki bunun yazısında, kelimeler ve sanki çizgiler yükselir gibi görünür. Yazısındaki çizgiler, kavisli (sinueuses), eğilir, bükülür gibi görünen kişinin karakteri daha zor kavranır. Burada, zayıf iradeli, kolayca telkine kapılabilir bir kişi karşısında bulunabilinir; ama bu kişi, becerikli, işini bilir, hedefini tayin edebilen, hal ve şartlara uyan bir insan da olabilir."
b) Akıl maluliyeti: "Akıl maluliyeti" hallerinin yazı üzerinde aşikar tesiri vardır: "Erken bunamada" bariz karışıklık lüzumsuz harfler kullanma, aynı harfin üç dört defa arka arkaya sıralanması gözükür. "Genel felç"lilerin ve eblehlerin yazılarında da bariz hususiyetler vardır. "Melankolikler"de ve umumiyetle ruhi bir çöküntü halinde bulunanlarda yazı küçük ve mütereddittir. "Manyaklar" da yazı uzun ve serttir. "Kişinin sağlık durumu, bastırma tarzı üzerinde çok etkilidir; mizacın da bunda payı vardır, özellikle lemfatizm, gevşek yazı tarzını gerektirir. Baskı, ayrıca irade hakkında bilgi verir. Bu hususta verilen iki yazı örneğinde biri dengeli, uyumlu bir kişiye, diğeri ise, genelde bir gevşeklik, bir "kendini kapıp koyvermeye" eğimli bulunan bir kişiye aittir. Çok yakın zamanlarda yapılmış bulunan bazı araştırmalar, kuvvetli bir baskının bazı akıl hastalarında ve dengesizlerde rastlandığını ortaya çıkarmıştır; Burada tazyikin kuvveti, hiç şüphesiz, güçlü bir iradeye delalet etmekten uzaktır.".
172. (a) Grafolojiden çıkan neticeler Bir kimsenin yazısını saklaması değiştirmeğe çalışması çok güçtür. Kısa bir metin yazmak halinde yazıyı değiştirmek mümkündür. Fakat uzun bir yazı yazan kimse iradesini ne kadar kullanırsa kullansın asıl yazısını gösterecek şekilleri çizmekten kendini menedemez. Genellikle yazıda yapılacak ufak bir değişiklik ile yazının tanınmaz hale geleceği kanaati yazısını değiştirmek isteyenleri yanıltır ve yazı mütehassısı ancak teferruata inhisar edebilecek olan kasıtlı değişiklikleri kolaylıkla bertaraf ederek yazının hakiki vasfını ve ana hatlannı çıkartabiIir. Bununla beraber Klages'in neşrettiği müteaddit misalIerden anlaşılacağı veçhile aynı kimseye ait iki yazıyı birbirine benzetmek bazan çok müşküldür.
Klages der ki Goethe'nin ilk yazıları ile Bakan olduğu zaman, bu sıfat ile yazdığı mukayese edilirse görülür ki ince ve hisli bir kimsenin yazısı olan ilk yazılar, bilahara bürokratik tesirlerle değişmiştir. Klages'in müteaddit kaidelerinden bazıları şunlardır: Tetkikata başlarken tetkik edilen muhtevası ihmal edilmemelidir Çünkü metnin tesiri altında hüküm vermek her zaman doğru olmaz, Tetkik edilecek metnin seçiminde, mutat yazıyı değiştirmesi muhtemel olan unsurları (büyük yorgunluklar, kramplar, akıl hastalıkları v.s.) gözönünde tutmak lazımdır. Bundan başka harici sebepler dolayısıyla kafi derecede spontane ve tabii olmayan yazılar da seçilmemelidir. Yazısı tetkik edilecek kimsenin şuurlu ve kasdi şekilde yazısını değiştirdiğini gösteren emareler mevcut ise bu çeşit yazılar da nazara alınmamalıdır. Bir kimsenin yazısının tetkik mevzuu olacağını bildiği hallerde (mesela resmi yazılarda) mutat yazısını değiştireceği aşikardır. O halde en iyi tetkik malzemesi gizli mahiyet taşıyan yazılar (hususi yazılar, yazı müsveddeleri v.s.) dir.
Yukarda gösterilen hususlardan başka, bir kimseden diğer kimseye değişen "Dikkat derecesi" de nazara alınmalıdır. Öyle kimseler vardır ki, yazdıkları şeyin içeriği üzerinde dikkatlerini toplarlar, yazının şeklini ihmal ederler ve yazı hemen hemen "Otomatik" hale gelir. Bazı kimseler ise yazının şekline bilhassa dikkat ederler. Bundan başka yazının mutat tipi üzerine etkili pek çok unsurlar mevcuttur. Mesela bir kimsenin amirine hitaben yazdığı ve bu isteği içeren dilekçede yazıyı güzelleştirme eğilimi gözükür. Kadın-Erkek farkı yazıya tesir eder. Fakat unutmamalıdır ki, kadın yazılarından en az % 15 'i erkek yazısı karakteri arzeder, erkeklerin % 10' unun yazısında kalan kadın karakteri gözükür.
Yazı ile meslek arasında münasebet mevcuttur. Ticari yazılarda intizam görülür. Artistlerin yazısında hususi karakterler göze çarpar ve estetik heyecanların tesirine maruz şekiller müşahade edilir. Klages, dindar kimselerin yazısında yukarıya doğru kıvrık şekiller müşahede etmiştir. Bazı kimseler aynı temayülü suçluların yazısında da müşahede ettiklerini iddia ederler. Çocuklarda yazısının sonuna doğru harfleri büyütme temayülü vardr. Yaşlıların yazısında ise hususi vasıflar (emniyetsizlik, titreme v. s.) mevcuttur. Bu kısa izahattan anlaşılacağı veçhile Grafoloji suçlunun
Biyopsikolojik "şahsiyet" inin tezahürü ve binnetice suçlunun şahsiyetinin incelenmesi için de faydalıdır. Lombroso, Grafoloji'nin yardımcı bir bilim olabileceğine işaret etmiştir. Lombroso'ya göre, suçluIarın yazılarına göre, iki grupta toplanması mümkündür: Kaatiller, hırsızlar. Birinci grupta olanların yazılarında harflerin uzunluğu, toparlaklığı, aşağı veya yukarıya doğru uzanması müşahade edilir. Hırsızlarda ise harfler daha yumuşak, kadınlann yazısına benzemek halleri gözükür. Yakın zamanlarda Almanya'da muayyen bazı suçlu gruplarının yazıları hakkında tetkikler yapıldı: Roda Weser iki monografi yayınladı, biri hırsızların, dolandırıcıların diğeri gayri tabii mukarenet müptelalarının yazılarına dairdir. Bu sonuncuların yazılarında bir cansızlık, hayatiyet yokluğu, bir çeşit çocuklaşma müşahade etti. Gayri tabii mukarenet müptelalarının yazılarında intizamsızlık, hatlarda emniyetsizlik, uzunluk farklarını arttırmak temayülü görülmüştür. Yazı ile "psikolojik durum" arasındaki bu münasebetlerden diğer sahalarda da kıymetli neticeler elde edilebilir. Ölmüş bir kimsenin bıraktığı bir vesikaya, hukuki neticeler atfederken, yazının tetkikiyle ölünün bunu nasıl bir psikolojik durum içinde yazmış olduğunu tayin etmek mümkün olabilir. Aynı şahsın ölümünden evvel yazmış olduğu diğer vesikalarla, tetkik edilen vesikanın karşılaştırılması kıymetli ip uçları verir. Ceza usulü sahasında mektupların, yazılı beyinnelerin değeri büyüktür. Bunların ve bilhassa suç ihtiva eden mektupların manalandırılmasında yukarıdaki bilgiler yargıca yardım edebilir.
172. (b) Psikolojik ekspertiz: Grafoloji ile yazı ekspertizi bir birinden farklıdır. Birincisi yazı sahibinin ruhsal durumunu inceler, ikincisi yazı veya imzanın bahis konusu kişiye ait olup olmadığı araştırır. Fakat bazı konularda ortaktırlar. İtalyan Usul Kanununun 314/2. maddesine göre: itiyadi suçluluğun, suçu meslek edinmenin, suç işlemeğe eğilimin saptanması için ekspertize başvurulamaz. İtalyan kanun hükmü "psikolojik ekspertiz"i sınırlamak isteğini yansıtır. Dolayısıyla "psikoanalist ekspertiz"de Usul uygulanmasına kolayca giremeyecektir. Bu direnç'in hükümlerinden biri de şudur: Suçun psikolojik (özellikle psiconalitik) izahında "devletin cezalandırmak hakkı" daralacaktır. Bazı kanunlar açıkça (italyan CK. 133), bizim kanunumuz zımnen, temel cezanın takdirinde "suçlunun karakteri"nin nazara alınmasını gerektirir. Bunu sağlamak için ne yapılacağı hakkında kanunlarda hiç bir yol gösterilmemiştir. Fakat bu açıdan "psikolojik ekspertiz" olanaksız sayılmaz. Yargıç, belki "sorgu" ile bazı "tahmini teşhis"lerde bulunabilir. Psikanalize ve psikanalizine önem vermeyen yargıcın çıkaracağı sonuçlar belki de isabetli olamayacaktır. "Tehlikelilik hali"ni (Pericolosita) hukuki bir müessese kabul eden sistemlerde psikanalizi nazara almayan bir yargıç "geleceğin teşhisi "ni başaramıyacaktır.
172. (c) Yazı ekspertizi: "Yazı ve imza üzerindeki araştırmalar hukukta önem kazanmıştır. Hakkın kanıtlanması için "yazılı delil" arayan özel hukukta, delillerin takdirinde kamu hukukunda kazandığı önem grafoloji ve yazı ekspertizini bir uzmanlık kolu haline getirmiştir. "(9). Yazının üzerine yazıldığı şeyin cinsi (Özellikle kağıdın cinsi) ve kullanılan aletin cinsi önemlidir. Yazma aracı kolaylık ister. Aracın cinsinin de yazı üzerinde etkisi vardır. Aracı tutma biçimi de önemlidir. Kağıdın az veya çok direnci araçla noktaların basılmasında etkilidir. Kağıdın pürüzlü, kaygan oluşu da fark yaratır. Her yazıda kendine özgü "jest'ler vardır, bazı harfler, başkalarının yazısından farklı yazılır. Her yazıda az çok "yazı krampları" görülür. Bunların kökeni fizyolojiktir. Ayakta, rahat oturmak veya oturmuş, kağıt dizleri üzerinde yazmak fark yaratır. Bilirkişiye, yazı sahibi olduğu iddia olunan kişinin yaşı, erkek veya kadın olduğu, öğrenimi, meslek, diğer özellikleri (sağ el veya sol elle yazdığı, görme bozuklukları, elinde kusurlar ve bu gibi) bildirilmelidir. Bazı harfler çizgi sayısı olarak birden fazladır, "m" harfinden olduğu gibi, Bazı harf- ler ise tek çizgilidir, "I", "o" harflerinde olduğu gibi. Bazı yazılarda, aynı harfler yazı çizgisinde daima yukarı veya aşağı kaçar. Bazı harflerde, örneğin (e) harfinde kıvrık özellik taşır.
Harf şekilleri dışında şu hususlar üzerinde de durulmalıdır: Açıklıklar, satır bitişi, satır hizası, kelime hizası, satır aralıkları, harfterin yüksekliği, kalem kaldırılışı, aynı kelime içinde kesilmeler, aşağı veya yukarıya taşmalar, harf kıvrımları (yuvarlıklar) kalınlıklar, titreşimler, harf değişiklikleri 'n,m,u'ya benzemesi gibi). Yazının eksikliğini saptamak yazı eksperinin işi değildir, mürekkep'in analizi ayrı uzmanlığı gerektirir, kağıdın incelenmesi kazıma, silmenin yeniliği, eskiliği ayrı uzmanlığı gerektirir.

* * * * * *

Sözcük anlamı
Grafoloji, yazıbilim anlamına gelir. Türkçe'ye Fransızca'dan girmiş bir terimdir. Kaynaklar bu sözcüğün ilk kullanılışı hakkında görüş birliğinde değildir. İlk kez geçtiğimiz yüzyılın ikinci yarısında kullanılmıştır. Antik Yunanca'daki 'yazı' ve 'bilim' köklerinden türetilmiştir.

Kurucusu
Grafoloji biliminin modern anlamdaki kurucusu olarak 1872-1956 yılları arasında yaşamış olan Alman psikolog Ludwig Klages gösterilmektedir. Klages grafolojiyi ilk kez psikolojinin bir yöntemi ya da bir dalı olarak görmekten ayrılıp kendi başına bir bilim olarak değerlendirmiş ve uygulamıştır.

Kısa tarihi
Romalı tarihçi Suetonius'un bazı ifadelerinden İmparator Augustus'un elyazısını incelediğini ve hakkında fikir yürüttüğünü biliyoruz. Kuşkusuz, bu, yalnızca amatörce değerlendirmelerden oluşuyordu ancak çağı için son derece ileri bir düşünceyi yansıtıyordu.
kaynak:http://nedir.antoloji.com/grafoloji/

İmzanızdaki çizgilerin şekli, işaretler, harflerin yazılış biçimi, büyüklüğü, yatıklık durumu, vurgular, eğimler…vb. kişiliğiniz hakkında birçok bilgi verir. Hatta isteseniz de istemeseniz de…

Grafoloji kullanılarak kendiniz hakkında neler öğrenebileceğiniz biraz da size bağlı. güçlü ve zayıf yönlerinizi, çevrenizde yarattığınız izlenimleri, sevgi ve kariyer gibi konulardaki tutumunuzu grafoloji yardımıyla öğrenebilirsiniz.
kendinizi daha iyi tanımak, başkaları ile daha iyi geçinmek, işyerine eleman alırken, anlaşmalar yaparken, evliliğe karar verirken, psikolojide, kriminolojide,…

Grafoloji şu anda insan kaynakları şirketlerinde, evlendirme acentalarında, en çok da yaygın olarak İngiltere, Amerika ve Fransa da uygulanmaktadır. Kriminolojide kullanımı daha eskidir. Suçluların bulunmasında kişiliklerinin etkilerine göre yazı veya imzalarına başvurularak grafolojinin kullanım yoğunluğu değişir. Ülkemizde de bu bilim dalı ile uğraşan profesyonel kişiler de vardır.

* * * * * *

KULLANIM ALANLARI

Disiplin eksikliğinin büyütülecek bir şey olmadığını zanneden genç adamın el yazısının, bu sorunun büyük bir problem olduğunu gösterdiği durumdaki gibi el yazınızı analiz ettirmek çok faydalı olabilir. En hafif tabirle şok olmuştu. Eğer değişmeye karar verirse, el yazısı da değişir ' bu 10 yıla kadar herhangi bir süre alabilir ' ama basamak basamak olumsuz karakter yok olacaktır.

İş dünyasında işe alma süreci, grafolojinin ilk akla gelen kullanımıdır ve sürecin sadece tek bir kısmıdır. Bu, en uygun adamın işe alınmasını garanti altına alan olumlu bir yoldur. Bazı insanlar mülakatlarda çok iyidir fakat pratikte çuvallayabilirler. Bir grafolojist birkaç saat içinde karşınızdakinin bir lider mi, bir takip eden mi yoksa bir zaman müsrifi mi olduğunu söyleyecektir. Fiziksel görünüm, ırk, renk ve inancın değer biçmede hiçbir değerinin olmaması adil bir işe almadır.

İş birleşmelerinde olduğu kadar kişisel ilişkilerde de uyumluluk raporları kullanılabilir. İki ya da daha fazla el yazısı analiz edilir, potansiyel sürtüşme alanları belirlenir ve böylece uzlaşma sağlanması gereken yerler ışığa çıkar. Şirket evliliklerine göre finans genelde baskın meseledir, ama eğer ana oyuncuların kişilikleri çarpışırsa, o zaman bu felaketin tarifi olabilir.

Kriminoloji, grafolojinin başka bir boyutudur. Bunun iki tarafı vardır ' bilimin karakter analizi tarafı ve forensik tarafı, mesela el yazıları sahtekarlık kanıtı olarak karşılaştırılabilir ve kişilik bunun bir parçası değildir.

Grafoterapi, grafolojinin insanlara el yazısı aracılığıyla iyileşmelerinde yardımcı olmakla ilgilenen alanıdır. Yazıdaki kişilik meselesini belirten özellikleri tanımlamak, sizi uğraşılan soruna götürür.

* * * * * * *

GRAFOLOJİ TESTİ

1. Yazı yazarken harflerinizin eğimi ne tarafadır?

a) Geriye

b) Düz?

c) İleriye?



2. Harfleri nasıl yazarsınız?

a) Tamamen bitişik

b) Harflere göre değişmekle beraber kısmen birleşik

c) Baskıdan çıkmış yazı gibi tamamen ayrı



3. Kelimeler arasında ne kadar boşluk bırakırsınız?

a) Geniş

b) Dar

c) Hiç boşluk olmaz kalemi kâğıttan kaldırmaksızın yazarım



4. Satır aralarınız birbirine ne kadar yakındır?

a) Epey aralık var

b) Kelimeler birbirine değmeyecek kadar

c) Aşağı ve yukarı uzanan harfler (y ve g ya da h ve t gibi) birbirine değmeyecek kadar yakın



5. Hangi renk yazan kalemi çoğunlukla tercih edersiniz?

a) Mavi-siyah

b) Kırmızı

c) Açık mavi



6. Baş harflerin genişliği ne kadardır?

a) Diğerlerinden daha geniş

b) Diğeriyle eşit genişlikte

c) Diğerlerinden küçük



7. t harfini nasıl yazıyorsunuz? (t harfini kesen çizgi açısından)

a) t’yi kesen çizgi t harfinin ana gövdesinin soluna doğru

b) t’yi kesen çizgi t’yi tam ortadan kesiyor

c) t harfinin gövdesinin sağına doğru oluyor



8. Çizgisiz bir sayfada yazıyorsanız yazınız ne tarafa doğru kayar?

a) Yukarı doğru

b) Düz bir şekilde yazarım, yazım aşağı yukarı yamuk gitmez

c) Aşağı doğru



9. Satır aralarında en çok boşluk oluşturan harf hangisidir?

a) (t ve h) gibi yukarı uzayan harfler

b) (a ve e ve n) gibi aynı düzlemdeki harfler

c) (j ve y ve g) gibi aşağı uzayan harfler



10. Yazınızın nasıl bir karakteri var?

a) Gayet ince ve bastırmadan yazarım

b) Kalın fakat düzgün yazarım

c) Bastırarak yazarım


CEVAPLARI AŞAĞIDAKİ YORUMLARA GÖRE DEĞERLENDİRİNİZ..

Cevaplarınızı aşağıdaki analizle karşılaştırın!Yukarıdaki testte hangi şıkkı işaretlediyseniz aşağıda o şıkkın yorumunu bulabilirsiniz.



Örn: Eğer testte 1. soruda a) şıkkını işaretlediyseniz, yorumlarda da 1. cevabın a) şıkkını okumalısınız.



1.

a) Yazılarınızın geriye doğru olması duygularınızı belli etmekten kaçındığınızı, kararsız ve utangaç olduğunuzu gösterir.

b) Düz; yazılarınızı sağa sola meylettirmeksizin yazıyorsanız iletişim ihtiyacı içindesiniz demektir.

c) Yazılarınızı ileriye doğru eğimli yazıyor olmanız sessiz-sakin, oto kontrol mekanizması güçlü biri olduğunuzu gösterir.



2.

a) Harflerinizi bitişik yazıyor olmanız sosyal, insanlarla bir arada olmaktan ve konuşmaktan hoşlanan biri olduğunuzu gösterir.

b) Karşı cinsle iletişime geçme konusunda çekingen ve sorun yaşayan biri olduğunuzu gösterir.

c) Bir işe başlamadan evvel uzun uzun düşünen, zeki ve titiz biri olduğunuzu gösterir.



3.

a) Çekingen, utangaç, temkinli ve düşünceli olduğunuzu gösterir.

b) Konuşkan, rahat ve hatta her şeye burnunu sokan biri olduğunuzu gösterir.

c) Çekingen olmadığınızı, özgüvenli ve macera düşkünü olduğunuzu gösterir.



4.

a) İzole, bağımsız bir hayatınız olduğunu, çekingen ve hatta antisosyal kişilik yapısına sahip olduğunuzu gösterir.

b) Masraflı ve konuşkan biri olduğunuzu gösterir.

c) Planlı programlı hareket eden biri olduğunuzu gösterir.



5.

a) Rasyonel, muhafazakâr ve gelenek-göreneklere bağlı biri olduğunuzu gösterir.

b) Maddeden çok ruha önem verirsiniz, dindar ve diğer kişilerin problemlerini anlama kapasiteniz oldukça gelişmiş.

c) Güçlü, hayat dolu, enerjik, şefkatli, hareketten hoşlanan ve kişiliği oturmuş birisiniz.



6.

a) Kendinizden bahsetmeyi seviyor olduğunuzu ve diğerlerinin sizin neler yaptığınız üzerine düşünmelerini istiyor olduğunuzu gösterir.

b) Depresif moda, hayattan zevk almayan ve öz saygısı olmayan biri olduğunuzu gösterir.

c) Uyumlu, dengeli ve hayatından memnun biri olduğunuzu gösterir.



7.

a) Titiz, oldukça dikkatli ve şüpheci olduğunuzu gösterir.

b) Çok da yaratıcı bir yapınız olmamasıyla birlikte yönetim konusunda sorumluluk alabilecek bir yapıda olduğunuzu gösterir.

c) Güvenilir, birisiniz. Dürüst bir işçi olabilmeniz yanı sıra son derece başarılı bir lider olabileceğinizi gösterir.



8.

a) Enerjik, iyimser ve ne istediğini bilen biri olduğunuzu gösterir.

b) Yorgun, bitkin ve psikolojik açıdan iyi olmadığınızı ve acı çektiğinizi gösterir.

c) Sadık, azimli ve muhtemelen soğuk bir yapınız olduğunu gösterir.



9.

a) İdealist, hırslı ve sezgileri güçlü biri olduğunuzu gösterir.

b) Cinsel hazza düşkün, materyalist ve abartarak konuşmaya eğilimli biri olduğunuzu gösterir.

c) Şişkin bir egonuzun ve emretmeyi seven bir yapınız olduğunu gösterir.



10.

a) Hassas, kibar ve maneviyatlısınız. Ayrıca ciddi birisiniz.

b) Sert, inatçı bununla birlikte güçlü bir yapınız olduğunu gösterir.

c) Esnekliği olan enerjik birisiniz, hayat ne getirirse getirsin kolayca adapte olabilirsiniz.


* * * * * * *


Grafoloji İle Adligrafoloji Arasındaki Farklar

Grafoloji ile Adli Grafolojinin farklılıkları;

1. Beyinden gelen mesaj, fikrinizi motive ederek yazmanızı sağlar. Grafoloji de o andaki hangi psikoloji içinde yazdığınızı belirlemeye çalışırken adli grafoloji analizinde ise değiştirme gayreti olup olmadığı tespit edilmeye çalışılır.

2. Grafoloji-el yazısı ve imza analizi yaparak kişilik ve davranış göstergesinin örgütsel sürecini tespit etmeye çalışırken Adli grafoloji kişilik tespiti ve davranış göstergelerle ilgilenmez.

3. Grafoloji de yazısını çekik bir stille yazan bir şahsın duyarlı, sevgi dolu, kontrol edilebilir, dost canlısı olarak nitelendirilirken, Adli grafoloji tetkik konusu belge üzerinde de aynı el hareketleri olup olmadığını tespit etmeye çalışır.

4. Grafoloji de yazısında yada imzasında normalden büyük harf kullanan bir şahsın özgüven duyguna sahip olduğu, tam tersi küçük harf karakteri olanlarında iletişim sorunları yaşanabileceği şeklinde nitelendirilirken Adli grafoloji tetkik konusu belge üzerinde de aynı iri veya küçük harf karakteri olup olmadığına bakılır.

5. Grafoloji de yazısında ya da imzasında normalden fazla basınç uygulanmışsa kişinin sinirli olduğunu, her an menfi tepki verebileceğini, size sorular sorabileceğini, canlılık varsa basıncın her bölgede aynı olmayacağını savunur. Adli grafoloji ise tetkik konusu belge üzerinde de aynı baskı kalitesinin mevcut olup olmadığına bakılır.

6. Grafoloji de yazısında ya da imzasındaki dik yapılan el hareketlerini (h, k, l, t, vb.) normalden farlı eğik yapan kişinin, hayal gücünü kullanmayı seven ve gerçekçi olmayan bir fikir yapısına sahip olduğu anlatılırken, Adli grafoloji ise tetkik konusu belge üzerinde de aynı el hareketinin nerden nereye doğru çekildiği? ve ve bağlantılı yazılıp yazılmadığı? ile hız ve yayılma aralığını inceler.

7. Grafoloji de yazısında ya da imzasındaki (g, p, y) el hareketlerini düz iniş yapanların sabırsız, bir beşik modeli yapanın saldırgan ve çatışma eğilimi gösterebileceğini, anlatılırken, Adli grafoloji ise tetkik konusu belge üzerinde de el koyma hareketinin nasıl yapıldığını, bağlantılı yazılıp yazılmadığı? ile hız ve yayılma aralığını inceler.

8. Grafoloji de yazısında ya da imzasındaki normalden fazla kelime aralığı kullananların etrafından sıkıldığı bir nefes almaya ihtiyacı olduğunu, çok yakın kullananların başkalarıyla iletişime ihtiyacı olduğunu anlatılırken, Adli grafoloji ise tetkik konusu belge üzerinde de el kaldırma hareketinin arasındaki boşlukların aynı olup olmadığını inceler.

9. Grafoloji de yazısında ya da imzasındaki normalden fazla satır aralığı kullananların ağır durmak ve iyice karar vermek için uzun süreli sabır gösteren bir yapıya sahip olduğu. Dar satır aralığı kullananların disiplin ve baskı temel düşüncesine sahip olduğunu anlatılırken, Adli grafoloji ise tetkik konusu belge üzerinde de satır aralıklarının aynı olup olmadığı, şahsa ait bir itiyadi özellikmidir?, diğer satır aralıklarının aynı olup olmadığını inceler.

10. Grafoloji de yazan kişi yazısında normalden fazla sol boşluk bırakıyorsa faiz hareketlerine odaklı, sol bölümü dar bırakıyorsa; dikkatli bir yapıya sahip olduğu, dar alan satırın sonunda ise; sabırsız, sağ bölümü geniş bırakıyor ise; bazı korkuları olabileceğini savunurken , Adli grafoloji bu boşluklara itiyadi özellikmidir?, sorgusuyla yaklaşır.

11. Grafoloji de yazısında ya da imzasındaki dairesel harf ve rakam karakterleri ile (a, o, O, 0) negatiflik ya da pozitiflik durumları ile ilgili sonuçlar ararken, Adli grafoloji bu harf ve rakam karakterlerinde el koyma hareketinin saat istikametine göre benzerliğini ya da farklılığını yakalamaya çalışır.

12. Grafoloji de yazı yazan kişinin yazma isteği her zaman aynı değildir. Yazma isteği üstün seviyede olduğunda organları tahrik olur ve yazı hız kazanır. Adli grafoloji bu yazma isteği ile yada dürtüsü ile hiç ilgilenmez. Sadece işleklik arar.

13. Grafoloji de yazı hareketlerinin formu kas hareketleri merkezi sinir sistemi tarafından, omuz, kol, bilek ve el yardımıyla oluşur. Adli grafoloji de aynı görüştedir.

14. Grafoloji de yazı yazan kişinin hareketlerine nörofizyolojik mekanizmalar etki eder ve sinir sistemi içindeki iletişim buna göre değişir. Parkinson hastalığının veya uyuşturucu madde bağımlılığının merkezi sinir sisteminde değişiklikler yapacağını savunur. Adli grafolojide bu konuda yapılan herhangi bir araştırmaya tarafımdan rastlanılmamıştır.

15. Grafoloji de yazı yazan kişinin duygusu, kas sertliği ve esnekliği gibi ruhsal ve biyolojik faktörler yardımıyla yazıya yansıtılır. Adli grafoloji işleklik ve baskı kalitesini inceler.

16. Grafoloji de yazı yazan kişinin oluşturduğu hareket, form, ritim, biçim, desen, vb. şekillerde tutarlılık konusunda psikolojik yorum yaparken, Adli grafoloji benzerlik ya
da farklılık araştırır.



Grafoloji ile Adli Grafolojinin ortak noktası;

Bir ülkenin bir şehrine, oradan bir beldenin bir okuluna gidelim; tüm öğrencilere aynı harf karakterleri ile aynı yazı dili öğretilirken; 18-20’li yaşlarda kişi kendine has harf karakterleri oluşturmaya çalışır. Sonuç olarak grafolojide adli grafolojide bu oluşturulan harf karakterleri ile sonuca gitme gayreti gösterir. İşte Grafoloji ile Adli Grafolojinin benzeştiği tek ortak nokta aynı materyal üzerinde farklı metotlar kullanılmak suretiyle oluşturulan bir disiplindir.



* * * * * *



Bazı imza analiz örneklerini ve bilgilerini

http://yazibilim.com/
http://www.spiritualizm.com/birbilgi/bbfallar5.html
http://www.grafoloji.com/
http://grafoloji.net/
http://a-guide-to-graphology.tumblr.com/
adreslerinden bulabilirsiniz.

* * * * * * *


Grafoloji Ve Adli Belge İncelemesi Arasindaki Fark Nedir?

Ülkemizde evrak üzerindeki tahrifatlar, yazı- imza sahtekarlıkları, sahte para ve değerli kağıt basımı gibi konularla ilgilenen bilim grafoloji olarak adlandırılmakta ise de, gerçekte bu batıda kullanılan anlamı ile grafolojinin konuları değildir. Grafoloji el yazısından kişiyi yorumlama tekniğidir. Kişi bir yazı yazar veya imza atar. Grafolog da buna bakarak kişinin karakterini ve özelliklerini söyler.

Yargıyı ilgilendiren konularda çalışanlara ise adli belge incelemecileri adı verilmektedir ve bu alanın adı da adli belge incelemesidir (Questioned Document Examination). Bu alanda çalışan kişiler genellikle temel bilim dallarından birisinde alınan lisans eğitimi sonrasında aldıkları ek eğitim ve hizmet içi eğitim ile yetiştirilmektedir. Örneğin, İngiltere’de bir çok doküman incelenme uzmanı Kimya Fakültesi eğitimi sonrasında iki yıl polis örgütünün adli doküman incelemeleri laboratuarında eğitim görmüşlerdir. Ancak bu alanda çalışan uzmanların lisans eğitimi sadece kimya bilimi ile sınırlı olmayıp pisikoloji, matematik, eğitim bilimleri, tıp gibi çok çeşitli alanlardan gelen uzmanlar vardır. Diğer gelişmiş ülkelerdeki yapılanma da benzerdir. Sayıları İngiltere için 35, Amerika Birleşik Devletleri için 170 adettir. Bu alan oldukça objektif kriterlere dayanan multidisipliner bir bilim olarak gelişmiştir. Gelişmiş teknolojik ve bilimsel cihazlardan faydalanmaktadırlar.

EL YAZISININ KİMLİKLENDİRİLMESİ

Beynin bölgeleri arasındaki sinirsel iletişim ile hareket planlanır. Harfler bellekten çağrılır ve kol sayesinde el ile yazıya dökülür. Sadece bir harfin oluşumu için dahi beyinde pek çok uyarı oluşur. Hareketin değişen her yönü beyinde yepyeni bir uyarının doğmasını gerektirir. Zaman içinde yazma otomatikleştikçe bu uyarılar seri ve blok hale gelir. Yazı yazma isteği frontal lobda oluşur. Hareketin merkezi ise primer motor kortekstir. Bu da frontal bölgededir. Bu bölgedeki el ve parmak hareketlerine özelleşmiş bölge yazı hareketlerinin oluşmasını sağlar. Bu bölge zedelenirse yazı hareketleri arasındaki koordinasyon bozulur. Oluşan bu hareket her anında pek çok merkezce kontrol edilerek düzenlenir. Yazı becerisi arttıkça bu faaliyet otomatikleşir, kalıplaşır. Bu kalıplar yazı alışkanlıklarını ortaya çıkarır. Yazının bireyselliği bu kalıplardan gelir. Bu bilinçsizce yapılan bir faaliyettir. Yazmak dikkat, bellek, sözel düşünme, konuşma, okuma ve hayal gücü gibi beyinde pek çok merkezin kompleks etkide bulunduğu bir olaydır. Konuşma ve yazmada en etkili iki bölge Broka ve Wernicke Merkezleri ile Posteropariyetal bölgedeki angüler girus alanıdır. Bu bölge Wernicke alanının hemen arkasında ve oksipital lobdaki görme alanının hemen önündeki kısımdadır. Wernike bölgesi sağlam iken zedelenme angüler giruste olursa şahıs duyduğunu anlar, ancak görme korteksi ile Wernike bölgesi kesik olduğundan sözcüğü görür ama yorumlayamaz. Buna disleksi yani kelime körlüğü denir. Frontal lob orta lateral bölgedeki Broka bölgesi 1961′de Fransız Pier Paul Broka tarafından bulunmuştur. Sonradan Alman nörolog Karl Wernike de posterosuperior temporal lobdaki Wernike alanını bulmuştur. Tüm yazılan, konuşulan, okunan ve duyulan kelimeler bu iki bölgeden kaynak alır. Duyulan ve görülen uyarılar Wernike alanına gelerek anlaşılır hale dönüşür, anlamlandırılan sinyaller motor bölge olan Broka merkezine gönderilir, bu uyarılar da konuşma ve yazmayı sağlayan kas aktivasyonunu yönetir.

YAZIDA BENZERLİK VE FARKLILIKLAR

Adli belge inceleme uzmanı, inceleme konusu yazılarda benzerlik ve farklılıkları ortaya koymaktadır. Benzerlikler; bir kültürde ortak dil ve alfabe kullanılması, 7 yaşından itibaren benzer eğitmenlerden ders alınması aynı toplumdaki bireylerde benzer özellikleri gösterecek nitelikte yazı yazmaya neden olur. Yazının bilinen harf karakterleriyle yazılmış olmasına rağmen, bazı harf karakterlerinin birden fazla şekilde tersim edilme özelliğinin olması, benzemezlik özelliğinin olmasından kaynaklanmaktadır.

İMZA İNCELEMELERİ

İmzalar genellikle el yazısının başka bir formu olarak düşünülebilir, ancak imzayı el yazısından ayrı olarak değerlendirmemek gerekir. İmza, atıldığı ortam koşulları, aradan geçen zaman, hastalıklar, yaş ve cinsiyete bağlı olarak değişebilir. Bu durum geri dönüşümlü olabileceği gibi kalıcı da olabileceğinden yazı ve imza incelemelerinde inceleme konusu belgenin tanzim tarihi ile karşılaştırma belgelerinin tarihinin birbirine yakın olması gerekir. Böylece yazı ve imzalar arasındaki farklılıkları değerlendirmek daha kolay ve sağlıklı olabilecektir.
alıntı***

* * * * *

GRAFOLOJİ HAKKINDA BİLGİLER

Her insan belirli davranışlar sergiler ve bu davranışlar zamanla belirginleşir ve kalıplaşır bu kalıpları da kişinin huyu, davranışı ve karakteri olarak yorumlarız. Buna benzer şekilde kişinin yazısı, imzası veya küçük bir karalama yapması bile bu kişinin karakterini, halini ve davranışlarını sergilemede yardımcı olur. Kişinin yazı ve imzasını inceleyen bilime Grafoloji yani Yazı Bilimi denir. Yazının ve İmzanın aynı kişiye mi ait olduğunu inceleyen kısmı Forensik Grafoloji, Kişinin karakteristiksel davranışlarını, ruh halini ve sağlık durumu gibi bilgileri inceleyen kısmına da Psikolojik Grafoloji adı verilir.

Bu bir bilimsel bir yapıdır ve herhangi bir mistik yapıyı içermez. Örneğin bir kişinin imzasından ve yazısından kalp atışının düzeni bile tespit edilebilirken, karakteristiksel ve hastalık durumları belirgin kişilerin yazı stilleri incelendiğinde belirli özellikleri kesişen hal ve davranışlardan elde edilen veriler toplanarak standart bir çerçeve çıkarılmıştır. Psikolojik Grafolojideki yorumlamlar %100 doğruluğu sağlamasa da hiç de azımsanmayacak ölçüde doğrulukla analiz edilebilir.

Bir kişinin kalem tutuşu sağ- sol el olmasından yararlanarak beynin hangi tarafının kullandığı tespit edilebiliyor ve beyinin kullandığı lobunun özelliklerini yansıtıyor olması büyük bir ölçüde doğruluk payını vermesine yardımcı oluyor olabilir. Tabi ki her gün attığımız imza küçük farklılıklar gösterir buna etki eden faktörlerde günlük yaşantımızdaki durumuzu belirginleştirir. Hastalık halimiz, elimizin titremesi, endişeli veya rahat bir gün geçirmemiz gibi durumlarda yazı stilimizin değişmesi ile bulunduğumuz durumun analizde yapılabilir.

Bazı imza yorumları internette dolaşmaktadır. Örneğin;

— İmza uzun olursa kişi sabırlıdır.
— İmza kısa ise insan mantığını iyi kullanır.
— İmza keskin çizgiler içeriyorsa kişi keskin fikirli, esprili, keskin mantıklı ve dilini kılıç gibi kullanan ve dilinden çok çekecek bir insandır.
— İmza düzgünse insan düzgün karakterli, güvenilir, iyi ahlaklı, uyumludur.
— İmzada yuvarlaklık varsa kişide lider özellikleri vardır.
— İmzada 3 nokta varsa kişi keskin nişancı, avcılığa yatkın ve nüktecidir.
— İmzada geri dönüşler varsa kişinin hafızası kuvvetlidir.
— İmza sanatsal çizgiler içeriyorsa kişi güzel sanatlara yatkındır.
— İmza kısa ve üstünkörü ise kişi boş vermiştir.
— İmzanın başı büyük harf ve gösterişle başlıyorsa kişi özgüvenli, başlangıçta kendini iyi, karizmatik tanıtandır.
— İmzanın başı, ortası ve sonu büyükse başta, ortada ve sonda kendini iyi takdim eden ve iyi iş takibi olan birisidir.
— İmzanın sonu büyük harfle bitiyorsa başladığı işleri iyi bitiriyor demektir.
— İmzanın baş harfinden sonra gelen kısım ince ise kişi ince karakterli ve duygusal, kalınsa kişi kabadır ve duygusal değildir.
— İmzanın sonunda ileri veya yukarı doğru giden bir çizgi varsa kişinin hedefi büyüktür. Aşağı doğru çizgi varsa kişi içine kapalıdır. Karamsardır.
— İmza sağa yatıksa kişi sosyal, diplomat; geriye yatıksa anti sosyaldir.
— İmza uçuk kaçıksa insan uçuktur.
— İmzada 3–4 farklı karakter varsa kişi tiyatroya yatkındır.

* * * * * *


Çizgiler
El yazısı analizinde öncelikle gözlemlenecek meseledir ve çizgilerin yönleri, karakterin göze çarpan özelliklerini aydınlatacak işaretlerden biridir.
  • Düz çizgiler: Kararlı, güçlü ve dengeli bir ruh hali. Çizgilerin tamamen düzgünlüğü otoriter ve zaman zaman makul olmayan bir tabiatı temsil edebileceği gibi; rahat bir görünümdeyse samimi ve dürüst karakter yapısını ortaya koyuyor da olabilir.
  • Dalgalı çizgiler: Belirli bir düzeyde gidiyorsa (ve de belirginse): denge arayışı içinde, dikkatsiz, değişken, zayıf bir kişiliğe işaret edebilir. Hafif düzensizlikler varsa: zeki ve becerikli olarak görülebilir. Düzensizlik içermeyen: ufak detaylarla meşgul olmayan, büyük meselelerle dolu bir zihin.
  • Yukarı doğru çizgiler: Muntazam, ve ısrarlı biçimde yükselen çizgiler: hırslı ve iyimser. Kendine oldukça -belki aşırı- güvenen ve sözlerinde durmama eğiliminde olabilecek karakter yapısını çağrıştırır. Yukarı doğru çekiklik; kendine saygı ve hedef uğruna gösterilen azmin göstergesi olabilir.
  • Aşağı doğru çizgiler: Hoş ancak kolayca üzülebilen, morali bozulan bir tabiat. Hafif inişler ümitsizlik gibi duyguları içerebileceği gibi bu, dikkatli - ihtiyatlı olarak da yorumlanabilir. Ümitsizlik belirtisi ise düşüşün dikliğine göre artar.
İnişli - çıkışlı satırlar: Özellikle sayfa sonlarında, satırın ucundan yukarı kalkan yazı; hayat dolu, güçlü, talihsizlikler karşısında dik duracak yapıyı ifade eder.
  • Tam tersi; ucu aşağı doğru kıvrık satır uçları (sayfanın sonunda); fazlasıyla yorgun ve gergin ruh halini ifade ediyordur.
  • Kavisli, yani; satırın ortasına doğru yükselen yazı tipi kısa süreli bunalım belirtisi olarak görülebilir.
  • Bunun aksine ortasına doğru çöken yazı tipi de; işlere karamsar yaklaşan, belirli hedefleri olmayan ancak işler kötüye gittikçe merak ve endişesi artan bir ruh halinin yansımasıdır.
Yazının Büyüklüğü
Harflerin büyüklük - küçüklüğü, satır şekilleri kadar önemli ve belirleyici bir unsurdur.
  • Çok küçük yazı: Sanatsal ya da ayrıntıları önemseyen edebi kişilik, veya belirli bir amaç doğrultusunda efor sarfetmek konusunda kararlı olan, ufak ayrıntılardan dolayı bile alınabilecek tipi ortaya çıkarır.
  • Küçük yazı: Bu yazı tipinin sahibinin; kendi alanında tepede, keskin gözlem yeteneği olan bir kişilik yapısında olması muhtemeldir. Devlet adamı, üniversite hocası, yazar, filozof gibi.
  • Orta boy yazı: Geniş bir insan kesimini dahil eden ve yetenek, dengeyi temsil eden yazı şeklidir. Başarıya ulaşmış ruh halinin işareti olabilir, bu açıdan harflerin büyüme - küçülme eğilimi üzerinden karakter yapısı belirginleşir.
  • Büyük yazı: Aktif, yerinde duramayan, büyük hayallerin peşinde olan ve özgüveni yüksek bir kişiliğin göstergesidir.
  • Çok büyük yazı: İnandığının arkasında şiddetle ve inatla duran, eleştiriden hoşlanmayan bir kişilik yapısının belirtisi. Aslında, yazının büyüklüğü ile bu eğilim doğru orantılıdır.
Yazıda Açılar
Bir yazı analizi esnasında öncelikle gözlemlenecek hususlardan biridir. Bunun için grafometre denen aşağıdaki tablodan yararlanılabilir:
  • Geriye doğru yatık yazı: Bir grup uzman; geçmişten parçaları, geçmişe bağlılığı yansıttığını iddia ederken, başka bir grup da; baskı altında, dünya gerçekleriyle karşılaşma korkusu besleyen tabiat üzerinde durur. Bir başka gruba göre ise; kendine yeten ve çevresine pek aldırış etmeyen karakter yapısına işaret eder.
  • Dikine yazı: Çevresine göre kendisini farklı ve ayrıcalıklı gören, ancak analitik bir zihin yapısı içerisindeki kişilik yapısını temsil eder. Sahibi yapmacık bir şekilde, samimi ve güven verici görünme eğilimindedir.
  • Normal açı: (Hafifçe sağa yatık). Genellikle -birçok insanın kullandığı yazı tipi olarak- kendi halinde ve herşeyi olduğu gibi kabul eden, yapmacık olmayan kişilerin yazı tipidir.
  • Yatık yazı: Fazlasıyla iyi niyetli, genelde kötü niyetli insanların kurbanı olan, güvenilir, sadık, samimi insan tipini öne çıkarır.
  • Çok yatık yazı: Aşırı duyarlı ve duygusal, kolayca alınabilen ve eleştiriden hiç hoşlanmayan insanların el yazısıdır.
  • Karışık açılar: Sağa-sola aynı anda eğilimi olan yazı tipinin sahibi karaktersiz, kararsız, kendi içinde devamlı bir karmaşa içerisinde olan bir ruh hali içinde olmalıdır.
Satır Araları
Satırların aralarında bırakılan boşluklar genelde en başta göze çarpan noktalardan biridir.
  • Sıkışık satırlar: Düşüncelerinin de yazısı gibi zor anlaşılır - karmaşık ve birbirine girmiş olması muhtemel kişilik yapısını simgeler. Hatta iki satırı birbirine girmiş kişi yazdığını hatırlamıyordur. Bu gibi kişiler hızlıca konuşur öne çıkmaya meraklıdırlar.
  • Normal satır aralığı: El yazısının diğer tarafları aksini göstermediği sürece bu yazının dengeli bir kişiliğe ait olduğu savunulabilir.
  • Seyrek satırlar: Kişiliği ayırdedici ve belirginleştiren önemli bir nokta. Birçok ünlü şahsiyetin bu tip el yazısının olmasından seçkin kişilik yapısının simgesi olarak yorumlanır. Bu şekilde satırlar 'kendini önemli hissetme'den kaynaklanır ancak çoğu durumda anlattığı şeyin altını çizen bir üslubun da göstergesi olabilir.
  • Eşit satır aralıkları: Dikkat isteyen bir nokta. Seyrek, dar, normal; bütün satırların aynı aralıkta olması dengeli ve adaletli kişiliğe işaret eder ancak bu eşitlik sayfanın sonuna kadar yer yer değişimler gösteriyorsa bu, kararsızlık ve karmaşa içindeki bir karaktere ait el yazısı olmalıdır.
Harf araları
El yazısının değişik özellikleri bu başlık altında incelenir. En belirgin olanı, ve ilki, sözcükler arasındaki boşluklar olacaktır. Boşlukların 'eşit oluşu ve olmayışı' yönünde durulur.
  • Eşit boşluklar; (önceden) planlamanın, eşit olmayan boşluklar da duruma göre ani hareket halinin belirtisi olarak yorumlanabilir.
  • Bitişik Yazı: Bir kelimedeki -neredeyse- bütün harflerin bitişik yazılmış olduğu yazı tipi. İyi, kararlı bir yönetici ruhun simgesi; ısrarlı ve tekrarlı hatalara tahammülsüz, olumlu bir karakterin göstergesi.
  • Kesik yazı: Bazı harf-harf grupları kelimenin diğer harfleriyle birleştirilmez ve bu senkronize yapı, yazının diğer taraflarında da aynı şekilde, aynı harfler üzerinde görülür. En yetenekli kişiler bu tip yazıyı kullanır.
  • Bitişik olmayan harfler: Mantığından çok sezgileriyle hareket eden, zihninde kurduğu dünyada yaşayan kişilerde görülür. Hemen hemen bütün harfler birbirinden ayrı yazılmıştır.
  • Yanlardan basık yazı ve yayılmış yazı: Harf araları bakımından birbirine zıt iki yazı tipi. Yanlardan basık yazı tipi için; özellikle satır sonlarına doğru sıkışan ve birbirine giren harflerden oluşan el yazısının sahibi tasarruf konusunda neredeyse takıntılı bir eğilimde insan tiplemesidir. İyi pazarlıkçı, kuşkucu, mala önem veren... Yayılmış yazı için; kısaca 'har vurup harman savuran'; düzensiz, dikkatsiz, dağınık, işleri oluruna bırakan, dalgın kişilik yapısını ele verir.
Harf Biçimleri
Harflerin biçimleriyle ilgili ve grafolojinin daha incelikli, ayrıntılı kısmına giriş yapalım.
  • Yuvarlak harfler: Ahenk ve rahata düşkünlüğün, mükemmeliyetçiliğin ifadesi - yuvarlaklıkla doğru orantılıdır. Aynı zamanda tembellik, lüks vb. göstergesi şeklinde de yorumlanabilir. Bu kadar, yuvarlaklığın belirgin olup keskin çıkışların ertelendiği yazı tipinin sahibi çok boş vakti olan ve böyle yazmak için uğraşan biri olmalı.
  • Köşeli yazı: Harfleri yuvarlama gibi bir özen içinde olmayış; işin üstesinden gelme arzusu, acelecilik gibi yorumlanabilir. Bu aceleciliklerinden ve sabırsızlıklarından kaybeden kişiliği yansıtır.
  • Blok yazı: Ağır ve emin adımlarla yolunu takip eden, sezgilerindense mantığı ön plana çıkan karaktere işaret eder.

Yorumlar

fatma sule damdam12.09.2017

yazınızın çoğunu okumaya çalıştım fakat bu mesleğin sayısal mı sözel mi yoksa eşit ağırlıklı mı olduğu hakkında birşey görmedim bu sorunun cevabını verirseniz çok sevinirim

Arşiv

Online Üyeler

    Online üye yok !

Bülten Kayıt

b