Ne nedir ? :

bilimist

bilimist Yazdı...



Umursamazlık hakkında araştırma, Umursamazlık nedir ? Umursamazlık hastalık mıdır ?

11 Nisan 2020 Bu içerik 217 kez okundu.

Günümüzde insan psikolojisine dayanan bu davranış biçimi hakkında genel göreli bir araştırma sunumu hazırladık umarım beğenirsiniz.
“Bir hastalığa karşı savaşacaksak, önce gelmiş geçmiş en kötü hastalık olan ‘umursamazlıkla’ savaşalım”
Gerçekten de çağımızın en büyük hastalığı çevremizde olup bitenlere ‘kayıtsız kalmak’ olmalıdır.








Umursamazlık nedir ?

Kelime anlamı olarak gamsız, gafil, gafilane, bimübalat, vurdumduymaz, önem vermeme, aldırış etmeme, aldırışsızlık, hayasız olmak , pervasız olmak olarak nitelendirilebilir.
Umursamaz Kelimesi Arapçadan dilinden türemiştir.

Umursamaz olmak sınıflandırılabilir, insanlara ve kendine karşı umursamazlık, diğer tüm canlılara karşı umursamazlık, eşyalara karşı umursamazlık ve Allaha karşı duyulan umursamazlık olarak sınıflandırılabilir ve alt sınıflar oluşturulabilir.

Umursamazlığın neden ve nasıl geliştiğine dair bir çok psikolojik çalışmalar mevcuttur.

Umursamazlık bir davranış biçimi midir yoksa bir davranış bozukluğu mudur ?
Bu konuda da yapılmış bir çok araştırma mevcuttur.
Bu araştırma konularında kişinin çocukluğundan başlayan dönemlerden yetişkin bir birey olana kadar ilerleyen dönemlerde yetiştirilme tarzının önemli etkileri olduğunu göstermektedir.
Buna ek olarak kişiliğini etkileyen diğer bir faktör ise hangi çevrede gelişim sürecini tamamladığı ile ilgilidir.
Tüm bu faktörlerin sonucu olarak umursamanın kökenleri oluşmakta ve algıya bağlı olarak diğer umursamazlık davranışının oluşumu meydana gelmektedir.
Bazı kişilerde bu umursamazlık bastırılmış duygular olarak gözükmektedir.
Bazı kişiler çok duyarlıdır umursamazlıktan eser yoktur.
Bazılarıda aşırı umursamazdır ve bu bir psikolojik rahatsızlık seviyesindedir buna Sosyopati denir.

Sosyopati nedir ? (Aşırı umursamazlık)
Sosyopati, antisosyal kişilik bozukluğu olarak isimlendirilen psikolojik hastalığın gayri resmî adıdır. Antisosyal kişilik bozukluğu, aklî bir bozukluk (düzensizlik) olup, Amerikan Psikiyatri Derneği’nin Teşhis ve İstatistik Rehberinde şöyle tarif edilmektedir: “Teşhis için temel özellik, çocukluk veya ilk ergenlik çağında başlayıp yetişkinlik çağında da devam eden, diğer insanların hakları ile ilgili daimî bir umursamazlık ve ihlâl seyridir.” Kaynak wiki

Kişilik bozuklukları genellikle hangi sebeplerle ilgilidir?

Çocuklukta oluşan mizaç unsurları
Merkezi sinir sistemi bozuklukları
Anne ve babanın çocuk yetiştirirken sergiledikleri tutum
Kültürel Faktörler
Fiziksel Çevre
Beyin Hastalıkları
Biyolojik Faktörler
Psikoanalitik Faktörler (Bilinçaltı faktörler)
Çocuklukta oluşan mizaç unsurları

Hepsini bir başlık altında incelemek ve alt konular ile pekiştirerek sorunun tam kaynağını bulmak mümkündür.

Umursamazlık davranış bozukluğu özellikle Narsistik kişi bozukluğundan kaynaklanan sorunlardan meydana gelmektedir. Bu narsistik davranış bozukluğunun oluşumu yine yukarıda belirtilen koşullar ile oluşmaktadır.

Narsistik Kişi bozukluğu
Hasta kendisinin çok önemli olduğu duygusunu taşımaktadır. Başarılarını ve özelliklerini anlatır, üstünlük duygusu, grandiyözite, empati kuramama, kendini diğer insanlardan daha üstün ve özel görme, başarı, zeka, akıl, üstünlük gibi konulara kafa yorma, kendini çok sevme, kendine göre, kendi için ve kendi yararına düşünen, kıskanç, kendi çıkarları için başkalarını kullanan, aşırı bencil ve benmerkezci, özel ve eşi benzeri bulunmaz birisi olduğunu savunan, beğenilmek için her şeyi sergileyen, üstün kişi ve kurumlarla ilişkiler kurmayı hak ettiğini savunan kişilerdir. Sevgi, saygı, empati, anlayış ve duygusallık hayatlarında pek yer kaplamaz. Bu bozukluğun yapısı kronik olup tedavisi son derece zordur. Psikiyatristin telkinlerine yatkın değillerdir. Çünkü bir başkasının doğrusunu kabul etmeyi güçsüzlük sayarlar. Tedavisi oldukça güçtür. Bu kişiler aslında yapılarından pek de mutsuz değillerdir. Ancak çevresindekiler için son derece zor bir yapıları vardır.

Narsistik Tedavisi
Maalesef tedavi oldukça zodur.
Bunun sebebi ise bu hastalığın kronikleşme eğilimi göstermesidir.
Bu hastalar 'Narsistim' diye tedaviye gelmezler. Genellikle depresyon yüzünden bir terapist yardımı almak isterler. Bunun sebebi ise; narsistler çok sıklıkla hayal kırıklığı yaşarlar. Beklentileri daima üst seviyede sevilme ve övülme üzerine olduğu içindir.
Tedavi boyunca kişinin gerçek benliğine erişilmesi zor olduğundan, yapay benlik üzerinde çalışılması da amaçsız olacaktır fakat psikologlar gerçek ve yapay benlik ile çalışırlar ise tedavi sürecinde olumlu yanıtlar alabilmeleri olanaklıdır.

Umursamazlık sebeplerinden bir diğeri IQ düşüklü ve TEMBELLİK dir.
Bu konu hakkında Harvard üniversitesinde ayrıca Sakarya üniversitesinde yapılan ve kişiler üzerinde yapılan deney, araştırmalar sonucunda IQ düşüklüğünden kaynaklanan umursamazlıklar kendi aralarında birçok temellere dayanmaktadır.
IQ seviyesine bağlı olarak önemsiz şeylerin umursamazlığı ile TEMBEL kişilerin umursamazlık değerlerinin tamamen birbiri ile tezat olduğu tespit edilmiştir.
Beyindeki nöronların çalışma prensiplerinde bir datanın ne derece değerli olup ne derece değerli olmadığını değerlendirdikten sonra onu gerekli yere gönderip tepki verme sürelerinin veya tepki vermeme durumlarının araştırıldığı ve bu konuda incelemelerde bulunulduğu bilgiler arasındadır.
Tembel ve çalışma prensibi olmayan kişilerde birçok değerli bilgiyi yada davranışı umursama veya umursamama değerleri de bu konuda gerekli bilgiyi araştırmacılara vermiştir.

Umursamaz ve vurdumduymaz kişilerde şu konular dikkatli incelenmelidir.

Ben-merkezcilik: Her şeyin kendisi ile ilgili, kendisi hakkında olduğunu düşünenler
Haklılık: Kural koyanlar ve kuralları hiçe sayanlar
Küçük düşürme: Karşısındakini aşağılıyanlar, Zorbalık yapanlar.
Talepkarlık: Hep kendi istediğinin olmasını isteyenler
Kuşkuculuk: Ona iyi davrandığınızda bunun altında ne yattığını sorgulayanlar
Mükemmeliyetçilik: Katı ve yüksek standartlara sahip kişiler.
Züppelik: İnsanlara kıyasla daha üstün olduğunu düşünen kişiler.
Onay arayıcılık: Sürekli olarak başkalarının onu takdir etmesini isterler.
Empatik olmamak: Sizin içsel deneyiminizi anlamak istemiyor ya da anlayamıyor mu?
Merhametsizlik: Bir özür dilemeyi çok görenler
Takıntılı tekrar: Konuşurken detaylarda, küçük meselelerde takıntılı biçimde olanlar.
Bağımlılık: Zarar veren alışkanlıklarını bırakmazlar.


Tüm bunların aksine, kendini savunma amaçlı umursamamak düşünceleri ve davranış tarzları mevcuttur.
Bu tarz davranış tarzları bozukluk olarak tespit etmek doğru değildir. Bu davranış tarzlarında kişilerin karşı taraftan gelen taleplere HAYIR diyememesinden kaynaklanan sorunlardan meydana gelmektedir. Bu davranış tarzlarının günümüzde tekrarlanan sonuçlar doğurması ve sonuç olarak bu kendini koruma davranış tarzının takıntı olarak kişilerin benliğinde ilerlemesi sonucu oluşan kişilik bozuklukları oluşabilir. Bu aşırı kendini koruma gibi davranış tarzlarına ek olarak farklı davranış tarzları da vardır. Titizlik, aşırı bağımlılık, fazla önemseme gibi detaylandırılabilir.

Ayrıca kendini önemsememek özdeğer eksikliğinden kaynaklanan ailede konumlanamamakla ilgili çocukluktan gelen travmatik durumlardan kaynaklanabilir.
Ek olarak depresyonda olduğu ve hayal kırıklığına uğramış kişiler, gelecekten umudu kesmiş kişiler yaşamış olmak için yaşayanlar bu sınıfa girmektedir.
Bunların tedavisi kişiye/olaya değişikliğe ihtiyacı olanlardır.
Ayrıca,
Umursamazlık dallarından biri olan;
Ego merkezcilik, yani başkalarının ne dediğini umursamadan kendi varlığını düşünmek demektir.
Bu davranış tarzında olan kişiler, istediği kişiyi istediği zaman yarı yolda bırakmaya "özgürlük" adını verir. "yarı yolda bırakmak" kotü bir şeydir ve süperego olarak tanımlanır.





Yorumlar

Henuz yorum eklenmedi ilk ekleyen siz olun .Yorum Ekle

Arşiv

Online Üyeler

    Online üye yok !

Bülten Kayıt

b